internationalstudentsemposium
internationalstudentsemposium
internationalstudentsemposium
internationalstudentsemposium
internationalstudentsemposium

Değerli taşlar neden değerli?

Değerli taşlar, erimiş magma tabakası kökenli olup dünyanın yeryüzü çekirdeği denilen ve hep hareket halinde olan kısmının dış yüzeye çıkma çabaları neticesinde meydana gelmişlerdir. Meydana geliş süreçleri milyonlarca yılda tamamlanan değerli taşlar; mineraller, kaynayan sular, lavlar ve buharlarla geçen yolculukları boyunca üzerlerine sinen elektromanyetik enerjiyi toplarlar. İşte, tam olarak bu da insanlara milyonlarca yılın bir armağanı olarak sunulmuş şifa kaynağıdır. Bütün yardımcı tıp dallarında olduğu gibi, değerli taşların sahip olduğu enerjiden faydalanma yöntemi de Doğu kökenlidir.

Bütün Doğu medeniyetlerinde diğer tedavi yöntemlerine destek olarak, bazen de doğrudan tedavi amaçlı olarak kullanılan değerli taşların sırrına ulaşma çabası günümüzde de devam ediyor.

Değerli taşların ışığı yansıtırken aldıkları büyüleyici görünüm, insanları onlara yönelten etkenlerden birisidir. Değerli taşlar, içlerinden geçen ışık kırılmaya uğradığında kuvars kristali gibi şeffaf hale gelirler. Işık dalgaları taş tarafından emildiğinde renkler ortaya çıkar ve taşın yapısına göre şeffaf, yarı şeffaf ya da mat bir görünüm kazanırlar.

Taklit taşlar, tekrar yapılmış olan ve sentetik olarak ayrılabilir. Taklit edilen taşlar ilk kez Mısır’da yapılmıştır. Bugünse bu taşlar camdan ya da plastikten yapılmaktadır.

Yeniden yapılan taşlar bir parça doğal taşın cam veya yaldızlı metal levha türü yapay malzeme ile karıştırılması ile elde edilir.

Yeni monte edilmiş taşın ek yeri, üzeri süslerle kapatılsa da büyüteç altında incelendiği zaman hemen fark edilir.

Mesela turkuaz gibi içi delikli olan taşların delikleri boya ve plastik kullanılarak dolgu yapılır.

Sentetik taşlarsa kimyasal bileşimleri açısından doğal örneklerine benzer. Toz halindeki hammaddeleri çok yüksek sıcaklıkta alevle karşılaşmaları sonucu elde edilen bir eriyikten oluşur. Bu eriyik daha sonra, içlerinde kristalleşeceği ve şekil alacağı kalıplara dökülür. Soğuduktan sonra kalıptan çıkarıp satışa sunulur. Ancak bu tür yapay taşların satışa sunulurken özelliklerinin bildirilmesi gerekir.

Bütün varlıklar, titreşim yoğunluğu farklı oranlarda değişen hayat enerjisine sahiptir. Fiziksel düzeydeki hayat enerjisini madde olarak görürüz. Manevi düzeydeki hayat enerjisi ise kendisini, merhamet, şefkat, sevgi gibi özelliklerle belli eder.

Düşüncelerimizin hayatımız üzerinde tesiri vardır. Müspet düşüncelerle hayat enerjimizi artırabiliriz. Taşların enerjileriyle, müspet düşüncenin güçlü enerjisi birleştiğinde şifanın gücünü görebiliriz. Birleşen bu güç taşın ve düşüncenin ayrı ayrı sahip oldukları enerjinin gücünden çok daha fazladır.

Akıl, ruh, beden dengesini sağlamak için binlerce yıldır kullanılan değerli taşlar bu gün de çok gözdeler. Neredeyse bütün dengelerin pamuk ipliğine bağlı olduğu günümüzde müspet enerji taşıyan bir taşla yakınlık kurmak yabana atılır bir ilişki değil. Çünkü değerli taşlar, üzerlerindeki taşıdıkları enerji ile insandan eşyadan, kirli bir mekândan ve daha pek çok yan unsurlar kanalıyla insana bulaşan negatif enerjiyi pozitif enerjiye dönüştürmek hususunda oldukça maharetliler.

Bir taşa karşı çekim hissettiğinizde bilin ki o sizin için şifalıdır. Kullanılacak değerli taş, tene temas etmesi gereken bir taşsa eğer iki karattan büyük olması kolye ya da yüzük olarak kullanılacaksa arka kısımlarının muhakkak açık olması tavsiye edilir.

Değerli taşların kullanımında dikkat edilecek birkaç püf noktasını unutmamak lazım: Her şeyden önce kristal özlü taşlara dokunan bir insan onun üzerinde kendi ruhsal ve fiziki halinin bir tortusunu bırakır. Bu anlamda değerli taşlar her insanın kendine özgü olmalıdır. Başka bir insanın elinin değdiği taş ise üzerindeki negatif titreşimleri silmek için birkaç gün boyunca içine tabii deniz tuzu eklenmiş su içinde bırakılması ve ardından temiz su ile bir güzel durulanması gerekmektedir.

Şayet kristali her gün kullanıyorsanız, üzerine topladığı negatif izleri yok edebilmek için deniz tuzu ve elma sirkesi karışımı eklenmiş su içerisinde on dakika bekletmek kâfidir.

Daha sonra değerli taşların kullanım alanlarını da yazmaya çalışacağım inşallah. Bu haftalık bu kadar olsun.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir